8 Eylül 2016 Perşembe

gerçeklerden kaçamak sığınağı

bir şehre ait olup olmadığımızı nasıl anlarız? bir şehrin bizi sevip sevmediğini?
gökyüzünün siperi tam üzerinde,gözlerinin güneşle buluşmayı reddettiği öğlen saatleri
insanları yabancı,anıları yabancı,sokakları
sanki hiç yürümemişçesine soğuk kaldırım taşları
oysa burda doğdun sen,burda büyüdün
bir zamanlar dolunay yalnızca buradan bu kadar büyük görünüyor sandın
ya şimdi?
birgün elinde kendinden büyük bi bavulla,yeni bi şehri tanımaya düştü yolun
kendimi tanımaya düşmüş yolum


aidiyet duygusunu bavuluma koymuşum tam o gün
fermuarını açmaya cesaretim yok,
gittiğim her yerse yabancı
hem illa bir yere ait olmalı mı insan?

Hiç yorum yok: