2 Haziran 2016 Perşembe

rastgele vicdan dizilimleri,bir karma var elbet ama ondan bahsetmeyeceğim.bir sürü kart var kucağımız da,temeli iyi ya da kötü olmak üzerine kurulu. dallarına ayrılıyor sonrası duyarlı ya da vurdumduymaz,hoşgörülü ya da tahammülsüz. kapılar açılıyor,hiçbirimiz içeri kimin gireceğini bilmiyoruz. zorluyoruz her seferinde,en mükemmel cümleyi kurabilmeye. ancak bilmiyoruz mükemmel sona yaklaşmak için basamaklar beklentisiz,umarsız ve sade olmalı. tekdüze cümleler kuruyorum.o kadar net çünkü hayatın anlatmak istediği,kimi zaman kandırsa da ne demek istediğini çok iyi yaşatıyor insana. bizse anlamamaya inatçı,görmek istediğimizi hayallendirip,sonrası yumuyoruz gözlerimizi gerçekliğe.'hayal kırıklığı' diyoruz adına,ve içiçe geçmiş çemberlerimiz,hepsinin ortak kümelerinde yüzlerce eleman.sırtımızı döndüğümüz,dönüp giderken yoluna,başka biri bize sırtını dönüyor ve diyoruz ki,niçin?

o kadar çok kurdum ki bu soruyu,hep bir neden aramak istedim insanların bunca duyarsız oluşlarına,bi neden bulursam rahatlayacaktı çünkü ruhum,suç bana da kalsa,bu yüzden'li cümleler su serpecekti kalp atışlarıma.

herkes sahte nedenlerle kandırıyor kendini,bense vazgeçtim
duyarsız davrananın başka biri ona duyarsız davrandığında nasıl şaşırdığını görünce.

evimizdeki tüm aynalar kırık,tam yatağının karşısındakiniyse sadece makyajını düzeltmek ve kravatının nasıl durduğuna bakmak için kullanıyorsun
ve umursamıyorsun nasıl göründüğünü
sözcüklerinin
ceketini alıp çıkıyorsun,yağan yağmurun altına
çarpışan kollar,çarpışan cümleler
derdimiz aynı,peki ya farkındalığımız?

Hiç yorum yok: