25 Mayıs 2016 Çarşamba

üzgünüm
kalbimin yaralanan minik kuşu
kalbime o sihri veren,allahım
sana hep o kuş yaralanınca geliyorum
al diyorum kalbimi,yine sar bulutlara
al diyorum dünyadan,burası çok kötü
gökyüzündeki güneşini göremiyorum bu sıralar
ayaklarımın altında dönen dünyanın,kirli toprakları
neden bunca acımasızlık,soruyorum her gece sonu
üzgünüm,aldandım
kalbimi hep insanların iyileştireceğini sandım
sen hayır dedikçe de
hep gittim üstlerine
gerçek aşk yok,gerçek aşk yok
bulutların üstünde bekleyenden başka


güneş gökyüzünde şimdi,vuruyor saçlarıma ışığı
rüzgar ensemde minik saçlarımla oyun oynuyor
yine geldin,ne oldu?
diyorsun
yine geldim
kalbimi iyileştir diye sana yalvarıyorum
iyileştirdin
minik serçelerin seslerini duyuyorum tam şimdi
hepsi beni iyileştirmek için burada
dünyada yalnızım ama tam şimdi değil
tuttun ellerimden,yine bir şekilde sildin kalbimdeki lekesini


ben insanları anlayamadıkça,
kendi kabuğumu büküldükçe
seni görüyorum
tam o sınırda hep beni bekliyorsun
bir gün o sınırdan içeri geçeceğim
umarım o zaman
dünyaya yalnızca yüzlerce sigara dumanından
daha başka şeyler kazandırırım
tüm beni üzen insanlara inat
tüm bu kötülüklere inat
ardımdan
iyilik de varmış demeleri için

Hiç yorum yok: