30 Ağustos 2015 Pazar

nilgün marmarametinler, syf.22-23, mart, 1982
"burada daha ne kadar öleceğim?
yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde?
ben size alışamadım. tehdit: koltuğunuzun bedeninizle dolmaması. tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu, gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzünüzün yok oluşu. "ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada." öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması günlere, hiç karşılıksız...
ağlıyorduk. ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyle düşünüyordum size dokunurken. siz bu ıslaklığı tanıyordunuz, düşümde böyle düşünüyordunuz. nasıl biliyorduk, nasıl? her ışıltı anının acı yükünü, ülkemizin sonsuzca yumuşayarak kuraklıktan kurtulduğunu; bu gözyaşlarının susulmuş her çığlık, beklenmiş her sevinç için bu kadar akıcı, saran ve parlak...
wet:sorrow-
delilik sevgilim, bir sözcük üzerine kurulmuyor, var olanı dürtüyor, eşeliyor, o bölgeye yer ediniyor. bir sabah, bedenimin tüm hücrelerini ele geçirmiş bir acıyla uyanıyorum, bundan böyle, nereye baktığı bilinmeyen gözlerinizle her karşılaştığımda katlanılacak acıyla.
onu sürükleyeceğim. sürükleyeceğim ki, açığa çıkarılamayacak, tanımlanabilir gün ve gecelere mal edilmeyecek bir sevi karabasanından aldığım pay, saygısını bulsun içkin dünyasında belirsiz "ben" in.
yaslı yüreğimin utangaç itirafı: "sizi sevmekte ölüyorum"

Hiç yorum yok: