2 Nisan 2015 Perşembe

Bir tezgahtar parçasıyım ben 
Üç kuruşluk acıya müdahale edemem 
Kanatlarımda sigara yanıkları 
Gül diye okşadım onu yıllarca 
Sen istersen derdim müşterilerime 
Sen istersen kalbimin hepsi de melek olsun 
İnanırdım bazen bir kase bal bile umutsuzdur. 
Gül tutan bir adam aradım yıllarca 
Rakamlar büyür, şehir küçülürdü. 
Vazgeçtim, vazgeçtim sonra 
Beni anneme götürsün bindiğim bütün taksiler. 
Kalbim neden isli bir şehir? 
Kalbim! Neden ben? 
Bir tek aşk sözü söylememiş gibiyim. 

II- 
Bir tezgahtar parçasıyım ben 
Kendime alıştım bodrum katlarında 
Geceleri yokluğum karşıladı beni 
Kuru yapraklar sererdi merdivenlerine 
Viks sürdüm burnuma, coca-cola içtim 
Ağlamaklı oldum kaç kere çilek reçeli yüzünden. 
Büyülendim Sibel Can çalınan taksilerden 
Büyülendiğin şeyler, 
Büyülenmediğin şeyleri döverdi bile. 
Neden sen böyle çocukluk resmiydin kalbim? 
Kendime alıştım bodrum katlarında 
Artık bir karanlık bağımlısıyım. 
Kezzap attı yüzüme sokak lambaları 
Tenekeden bir aydınlıkla kestim 
Hayatla ilgili bütün bağlarımı 
Hazırım ben 
Bir anne ismine bağlamayı her şeyi: 
Füsun... 

III- 
Acıklı sözler kraliçesiyim ben 
Yağmur bir daktilo kız kadar hızlı 
Hızlı daha hızlı 
Fazla vaktim kalmadı 
Artık ifadem alınmalı. 
Asaletim de sizin olsun baylar, rezaletim de! 
Beni bir sutyen lastiğiyle asın. 
İnanın kendimin 
“Yokluğunda çok kitap okudum” 
Bana birkaç hayati meseleyi ödünç ver kalbim 
Görüş günlerinde seninle konuşabilmem için. 
Kalbim neden ben? 
Sırf sevinsin diye seni bir kere bile 
Elinden tutup parka götürmedim. 

IV- 
Melankoli ve kolonya şişesi 
Kalbim ile İzmir aynı şey mi? 
Boyunlarında simsiyah birer halka 
Kumruların hepsi de dişi mi? 
Gugukguk yusufçuk 
Nerdesin? Burdayım. 
Bekleyin, bekleyin geliyorum! 
Melankoli ve kolonya şişesi 

Hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor. 

V- 
Kalbimi bıraktım bir yanıbaşımda 
Kanatlarımda hep böyle yalnız başıma 
Son şiirimi de kaybettim. 
Kalbim! Neden ben? 
Son çocukluk resmimi de bir yabancıya gönderdim.

Hiç yorum yok: