29 Ekim 2012 Pazartesi

birbiri ardına sıralanan sözcükler,sözcüklerden damlayan hisler,yeri kirleten tüm hastalıklı duygular,havaya karışan aşk,gökyüzüne kavuşan tüm içten duygular..
ellerimde eski,uzun süredir sözcükleri birleştirilemeyen cümleler var.Uygun sözcüklerimi bulamıyorum yoksa onları kurmaya cesaretim mi yok,bilemedim.
uzakları öyle özledim ki
bu şehirdeki sevinçsiz,duygusuz,sıradan,sıkıcı hava ve ahenk beni boğuyor
bu eskiden böyle değildi,onun benim olabileceğine inandığım günler.
-Ona giden yola kırmızı halılar serilmişti,kaldırımların köşeleri çiçeklerle doluydu.
Hava pudra şekeri gibi kokuyordu.Tüm insanlar bana gülümsüyor,o karşıdan bana bakıyordu!
Güneşli havalar büyük bir şölen,yağmurlu havalar yalnızca çok romantikti..
Arada sırada ya benim olmazsa diye telaşa düşüyordum
Sonra onu görüyordum,bitiyordu
O kesinlikle benim olacaktı,biliyordum!
Böyle emin söyleyemesem de hissediyordum.


Bilmiyordum


Dün onu gördüm.Koca bir tesadüf adımlarıma yapıştı.İstediğimizi o markette bulamayınca diğer markete girdik.Kaldırımda torbaları düzenlerken içimde arkama dönme isteği belirdi.Arkama dönüp ışıklarda bekleyen arabaları gördüğümde,malum arabanın içindeki ondan başkası değildi.Yanımızdan yavaşça geçerlerken,eskisi gibi hissetmediğimi anladım.Tüm duruluk,bulanıklaşmış ne olduğu belirsiz bir duygu kalmıştı ondan geriye içimde.Gece gözlerini yalnızca bir kaç kez düşündüm,onlar aynıydı,ben aynıydım,yalnız o en başından beri sandığım kişi değildi.Ben bir kusursuzu hayal etmişken,o gerçekte yalnızca sıradandı.Aslında hayallerimdeki de en başından beri hiç o olmamıştı.Ancak yeryüzünde hayallerimdekine en çok benzeyenin o olması,kaçınılmaz bir gerçekti.



Hiç yorum yok: