2 Haziran 2012 Cumartesi

Can you feeling?-Love is here.

İçimdeki boşluğu lüzumsuz şeylerle doldurmaya çalışıyorum
dolduğunu sanıyorum,geçmiş gibi artık her şey normal,her şey mutlu olmamı gerektirir gibi derken;
yalnız başıma sokağın orta yerinde kalakalıyorum düşüncelerimle.Beynimi kemiriyorlar,en kötüsü kalbimi kemiriyorlar da ben en umutlu gülücüğümü takıyorum yüzüme,sonra düşüyor.
Şu geçen zamanlar bir şey farkettim.Umut etmek,aslında daha kötü olabiliyor.Umut ediyorum,tüm gücümle bir gün gerçekleşeceğini umarak bir ömür geçiriyorum.Farkediyorum ki hayatımı boşa umut etmekle geçirmişim.İşte böyle olduğunda kandırılan bir çocuk gibi hissediyorum.Elimde yarısı yere düşmüş pamuklu şekerim,gözümden yanağıma süzülen tuzlu gözyaşları.Dizlerim yaralı,ara sokakta bisikletten düşmüşüm ben.Cebime doldurduğum umutlarla son süratle bir yokuştan inerken,denge yokolmuş.düşüvermişim.Kandırmaya çalışmışlar,şeker almışlar ama olmamış.İşte bu kez ben kanamadım,umutlarımı da kutulara kilitledim.

2 yorum:

kancule dedi ki...

beklentileri sıfırlamak gerek.
başka türlü burun üstü yere düşüyor insan.

nes dedi ki...

Haklısın fakat her düşüşümde,gökyüzüne bakıyorum.Gökyüzünde bir çift göz,içleri umut et diye bağırıyor.İnan duymamak elde değil.Ama bu kez o gözleri görmemezlikten geleceğim-eğer başarabilirsem