20 Kasım 2011 Pazar

Gökyüzünden bir hayal düştü,ellerimden kaydı tutamadım

asansöre giriyorum,biri var orta boylarda sarışın bir adam yüzünü pek seçemiyorum,şimdiye kadar hiç görmediğim biri.Üzerimden atamadığım bir şaşkınlık var nedensiz. 2. kata çıkıyormuşum 2'nin üstünde bir küçük sarı ışık,gelgelelim katlar uzuyor ve asansör hiç durmuyor.Gözlerime baktığını hatırlıyorum,bir şeyler söylüyor.Tanrım hiçbir şey anlamıyorum galiba fransızca konuşuyor.Sonra,sonra..Şaşkınlığım gözlerimden akıp dudaklarımı açıyor tam bu esnada yaklaşıp uzaklaşıyoruz tereddütlü-öpüşmeyi bilmeyen iki sevgili gibi.Oysa biz ikimiz içinde birer yabancıyız.Boynuma yaklaşıyor,burnunu değdiriyor,kokumu içine çekiyor.Ne yapıyorsun sen bile diyemiyorum.Bir şeyler söylüyor bu kez anlıyorum.
-kokun benzersiz.
Kapı açılıyor,o asansörün sağından ben solundan gidiyoruz ve ayrılıyoruz.
Evet,bu gerçek değil.
Bu yalnızca bir rüya ve bana bir şeyler anlatmak ister gibi.

Hiç yorum yok: