28 Nisan 2017 Cuma

Eve donus yolu
cizgileri yasadiklarin
incecik yol kenari kaldirimlarinda resmedilmis
kosedeki agacin yapraklari dokulmus uclarina
birden acilan sonsuza
ardindan ince bi damar gibi ilerleyen gorunmezlerde
catlaklari
sulari sizdiran
su dik yokusa donen
leylak kokulu sokakta
yalnizsin
ne yasarsan yasa
mutlulugunu da taksan yakasina gomleginin
tutustursan da cicegi saclarinin arasina
o cicekleri yine yalniz basina sen siyiricaksin
koparirken dusunmeyeceksin elbet bir yabanciyla
yere dokulen birkac yapragi
ama hic kimse gormeyecek senin gibi
o cicegin pembesini
koklayip icine cekmeyecek de
bi aksamustu
sen yine onu dusuneceksin

19 Mart 2017 Pazar

yuzuyorum
bir gun batimi gunese dogru yuzuyorum
suya yansiyan yuzumu,tepemden gecen kusu
seyrediyorum
uzaktan gecen buyuk geminin yarattigi dalganin
o sallantili manzarasinda
bu ben miyim
ya o
sen misin
elini uzatan
ayaklarima dokunan minik baliklari
kalbime kadar hissediyorum

2 Mart 2017 Perşembe

Mutluyum!
kelimeleri secebilseydim eger tam su saatte,birakirdim o tum kirli cumleleri 
birkac gun once nefretle baktigim bir yuzun 
her sozcuguyle nabiz attigi gozbebekleri
gordugum en cirkin gozler
silinisi izliyorum keyifle hafizamdan
kutluyorum elimde bir kahve fincanimla
penceremden yukaridaki bulutlari izlerken
bir insanin gidisini de kutlayabilirmis insan
bilmezdim
cicek acan visne agaclarimdan her gun yaprak kopardigini bilmiyordum
bilmiyordum yuzunu gunese donen visne tanelerimi curumeye biraktigini
beni suladigini sanarken,bilmiyordum inanin
beni kokumden sokup atmak istedigini

evet,curudum
gun gectikce yaz bir daha gelmeyecek gibiydi
agaclarimin dallarindan cocuklar sarkmayacak
minik kuslar muhabbet etmeyeceklerdi 
kurulmayacakti sanki bir daha
kosedeki agacla govdelerimize
gunbatimi hamagi 

kirli yalanlar,hirslarla dolu sonbahar yapraklari dustu bir gun cicek dokmeyi vaat ettigim topraklara
aylardan nisan,kandirmis beni
o getirmis tum kurumus yapraklari govdemin uclarina
visnelerimden fusya rujunu surmus dudagina,
gordugu ilk anda karar vermis,opmeye
yasakli meyvesini hemen yanimdaki minik agacin
bi gece vakti gordum
visnelerimin izlerini ellerinde
kokusunu duydum havada,
bir cinayet konusu onlarca visne
tanidim onu sonra gecerken yolumdan
parmaklarini yaliyordu,tadina varmak icin
ihanetin 
tatliydi elbet serbeti,calinti hayallerin

simdi ariyor ellerindeki kiri temize cekecek bir gokyuzu
peki kalbindeki kini
hangi kan temizler

12 Aralık 2016 Pazartesi

kelimeleri seçemezdim,hislerime hangisi karşılık gelir?
hep sorular sordum kendime,doğru mu bu yaptığın
bu hissettiğin
bu söylemek isteyip de söyleyemediğin
biraz bunları düşündükten sonra boşverirdim dünya derdini
bir iskele hayal ederdim,uupuzun
minik ayaklarımı sarkıtır,özgürlüğe değmek isterdim
saklanmak isterdim bir yandan
korkardım çünkü insanlardan,sözcüklerinden,bakışlarından
iyi olduğunda bile sorgularlardı çünkü,bi çıkar hazinesi ararlardı
elleri soru işareti kancası,saplarlardı en narin yerine yüreğimin
yine de önemli değildi,dünyanın benden çok daha büyük dertleri vardı
yastığın diğer tarafına döner başka bir hayal kurardım
ilk aşkımı düşünürdüm
tavanımdan leylaklar dökülürdü bi anda üzerime
onun hayallendirdiğim kokusunu duyardım
sarılırdım daha sımsıkı yastığıma,bu hayalim de kaçmasın diye ellerimden
sarılırdım boynuna,evrendeki tüm güneşler bedenimden doğardı
kırık tüm hayallerimi süpürürdüm ardından yatağımın altına


o günlerden bu yana hayatım çok değişti,iyi yönde değiştiğine eminim
ama hayal ettiğim bu muydu,
bilmiyorum

kayıp zamanın izinde

dizlerine çöküyorum,başımı yaslıyorum
öyle savunmasız,öyle bitik
yolun sonunda,kıvrılmışım gibi bi uçurum kenarına
sarkıtmışım saçlarımı kayalıklardan
görmüyorum aşağıdaki uzaklığı tam o sıra
ama görüyorum
tam gökyüzüyle gözgöze gelmişken,
kendime ne kadar da uzağım

bi gece yarısı düşüşü,
herkes gülüyor
herkes çok güzel
herkes çok mutlu
kayıp hayatlarını bir kadeh içkinin içine dökerken
ne kadar da umarsız,galesiz
ne kadar unutmuş

bir yabancının sesi kucaklar tam o anda seni
inandırırsın kendini
kalbini düğümlersin bir günlüğüne
sıkarsın saçlarının parfümünü avuçlarına
bi yol yokuşunda
onun dilinde seni seviyorum' unu merak eder sorarsın
görmek için dudaklarında aşkın somut halini
je t'aime
ellerinden tutar,gülümser
kahkülün düştüğü bakışı,kovalar aralığı


25 Eylül 2016 Pazar

hiçbir şehre ait değilim,hiçbir insana da

aniden zihnimde belirginleşen kelimelerimi kaybettim

.
dağıldı
mürekkebi
beyaz bi kağıdın üstünde
ne renklerin nereden geldiğini düşünüyorum şu günlerde
ne de nasıl dağıldıklarını,böylece
yalnızca izliyorum
git gide açılan mavi tonunun üzerinde
hep başka bir şarkı çalıyor

18 Eylül 2016 Pazar

iki kişi aynı rüyayı görmek:
sık ormanların çarşaf çarşaf serildiği kuzey yataklarında, uzunca süren hikayelerden sonra, camdan odaya düşen nemli bulut akislerinin içinde göz göze gelinip görünenlerdir. Göz kapaklarının açık olması, bu rüyayı “uyuyanların" hiçbir zaman göremeyecek olmasındandır… 
anlamının bilinememesi yokluğuna değil, gözlerin hala açık olmasına delalet eder.